ÖLÜM bir yok oluş değil aksine duyuların örtüsünün kalktığı en büyük UYANIŞ yanii yakîn hâlidir... Kısaca Ölüm,.. Dünya hayatının perdelerinden sıyrılıp hakikatin daha açık bir şekilde idrak edildiği büyük bir uyanıştır.
İNSAN, hayatı boyunca bedeniyle, arzularıyla, acılarıyla, zevkleriyle, korkuları ve bitmek bilmeyen zihinsel meşguliyetleriyle perdelenir. Dünyanın gürültüsü içinde kendi hakikatini çoğu zaman unutur. Oysa insan yalnızca bedenden ibaret değildir.
Ey Hayy, Ey Kayyûm..! Bize hayat veren, bizi ayakta tutan Sensin. Biz Senin verdiğin hayatla yaşıyor, Senin takdir ettiğin vakit geldiğinde yine Sana dönüyoruz.
Hz. Ali’nin (k.v.) buyurduğu gibi, "İnsanlar uykudadırlar, öldükleri zaman uyanırlar." Bu söz, ölümün mahiyetini düşünmek açısından ne kadar derindir. Ölüm geldiğinde insanın dünyaya bağlandığı birçok perde kalkar. Beden geride kalır, dünya ile kurulan maddi bağlar kopar ve insan, kendisini yıllarca oyalayan şeylerin aslında ne kadar geçici olduğunu fark eder.
Kur’an-ı Kerîm de ölümün ardından duyulacak büyük pişmanlığı şöyle bildirir: “Nihayet onlardan birine ölüm gelince: Rabbim..! Beni geri gönder. Belki geride bıraktığım dünyada iyi işler yaparım. der.” (Mü’minûn/99-100). Fakat artık dönüş yoktur. Çünkü insanın imtihanı hayattayken yaşanır.
İnsan hayatı boyunca aynaya bakar ve gördüğü bedeni BEN zanneder. Yüzüne, gençliğine, güzelliğine, gücüne, makamına ve sahip olduklarına tutunur. Fakat ölüm geldiğinde insan, beden ile ruh arasındaki ayrılığı bütün çıplaklığıyla tecrübe eder. Hz.Muhammed (s.a.v.), vefat eden Ebû Seleme’nin gözlerinin açık kaldığını gördüğünde onları kapatmış ve ruh çıktığında gözlerin onu takip ettiğini bildirmiştir. Beden toprağa dönerken insan, dünyada kendisine BEN dedirten şeyin aslında ne kadar geçici olduğunu anlar. İşte tasavvufun ÖLMEDEN ÖNCE ÖLMEK dediği hakikat burada kendisini gösterir. Beden fanidir, ruh yolcudur ve asıl dönüş Allah’a dır.
Ey Bâkî..! Bize fânî olanın peşinde ömrümüzü tüketmek yerine, bâkî olanı aramayı nasip eyle.
Sonra insan kabre konulur. Bir zamanlar etrafında bulunan insanlar geri döner. Ayak sesleri uzaklaşır. Konuşmalar geride kalır. Dünya ise dönmeye devam eder. Evde hayat devam eder, insanlar işe gider, sofralar kurulur, telefonlar çalar, planlar yapılır, güneş doğar ve batar. Fakat artık siz o hayatın içinde değilsiniz. İnsanların hayatı siz olmadan devam eder.
İşte bu, insanın dünyaya ne kadar güçlü bağlandığını gösteren en çarpıcı gerçeklerden biridir.
Ey Mâlikü’l-Mülk..! Bize mülkün gerçek sahibinin Sen olduğunu unutturma. Elimizde bulunan hiçbir şeyin aslında bize ait olmadığını, hepsinin Senin emanetin olduğunu kalplerimize yerleştir.
İnsan ölüm geldiğinde ne isteyebilir..? Biraz daha para mı, bir makam daha mı, daha büyük bir ev mi, daha güzel bir araba mı, daha fazla şöhret mi, daha uzun bir gençlik mi..? Hayır. Hayır..
Kur’an bize ölümün eşiğindeki insanın asıl arzusunu gösteriyor..! “Rabbim.! Beni geri gönder.” Çünkü o anda insan, hayatın gerçek sermayesinin mal değil, ömür olduğunu anlayacaktır. Bir nefes, bir secde, bir dua, bir tövbe, bir gönül almak, bir kalbi kırmamak, bir yetimin başını okşamak, bir kulun hakkını ödemek, Allah rızası için yapılmış küçücük görünen bir iyilik… İnsan, dünyada değersiz sandığı nice şeyin ahirette ne kadar büyük bir değer taşıdığını o gün anlayacaktır.
Ey Adl, Ey Hakk..! Bizi nefsimizin aldatıcı ölçülerine göre değil, Senin rızana göre yaşamayı nasip eyle.
Bak şimdi..! şuAN sen hâlâ hayattasın. Hâlâ nefes alıyorsun. Hâlâ tövbe edebilirsin. Hâlâ secde edebilirsin. Hâlâ bir gönül alabilirsin. Hâlâ helalleşebilirsin. Hâlâ yanlışından dönebilir, hâlâ Allah’a yönelebilirsin. İşte en büyük nimet budur. Çünkü ölüm, amelin bittiği, hayat ise amel defterinin hâlâ yazıldığı yerdir.
Ey Tevvâb..! Günahlarımız ne kadar çok olursa olsun, Sana dönmekten bizi mahrum bırakma.
Ey Gafûr, Ey Gaffâr..! Bilerek veya bilmeyerek işlediğimiz günahları bağışla.
Ey Rahmân, Ey Rahîm..! Kalplerimizi rahmetinden uzaklaştırma. Bize “Nasıl olsa daha sonra yaparım.” diyerek ertelediğimiz iyilikleri hatırlat. Çünkü insanın en büyük aldanışı, zamanın kendisine ait olduğunu zannetmesidir. Oysa hiçbirimizin yarını garanti değildir.
Ey gaflet içinde olan nefsim..!
Bir gün senin de son nefesin gelecek. Bir gün ellerin dünyadan çekilecek. Bir gün gözlerin dünyaya kapanacak. Bir gün adın geçmiş zamanda anılacak ve bir gün sen de yaptıklarınla baş başa kalacaksın. O hâlde ölüm gelmeden önce ölümü düşün. Kabir seni çağırmadan önce kabri hatırla. Hesap günü gelmeden önce kendini hesaba çek. Ruhun bedenden ayrılmadan önce Rabbine dön.
Ey Hasîb..! Bizi hesaba çekilmeden önce kendisini hesaba çeken kullarından eyle.
Ey Hâdî..! Bizi hakikate ulaştır ve kalplerimizi istikametten ayırma.
Ey Nûr..! Kalplerimizi imanının nuruyla aydınlat.
Ey Selâm..! Bize dünyada selamet, kabirde huzur, mahşerde emniyet ve ahirette ebedî saadet nasip eyle.
Ya Rabb..!
Bize ölüm gelmeden önce ölümü anlayabilmeyi, gaflet perdeleri tamamen kalkmadan önce hakikati görebilmeyi, hesap günü gelmeden önce kendimizi hesaba çekebilmeyi nasip eyle.
Ey Hayy ve Kayyûm..! Kalplerimizi diri tut.
Ey Latîf..! Bize fark etmeden ulaşan lütuflarını fark edecek bir kalp ver. Ey Şekûr..! Az amelimizi bereketlendir, samimi gayretlerimizi kabul eyle.
Ey Vedûd..! Kalplerimize Seni sevmenin ve Senin sevdiklerini sevmenin güzelliğini yerleştir.
Ey Muğnî..! Bizi dünyaya muhtaç eden değil, Sana muhtaç olduğunun farkında olan kullarından eyle.
Ey Bâis..! Bizi yeniden diriltileceğimiz o büyük güne imanla hazırla.
Ya Rabb..!
Hayattayken kıymetini bilemediğimiz her nefesi bize hatırlat. Bize verilen ömrü Senin rızana uygun yaşamayı nasip et. Dilimizi zikirden, kalbimizi şükürden, alnımızı secdeden ayırma. Gözlerimizden pişmanlık için değil, Senin rızan için dökülen gözyaşları akıt. Bizi dünyaya aldanıp ahireti unutanlardan eyleme.
Son nefesimizi imanla vermeyi, kabre huzurla girmeyi, mahşer günü yüzü ak olan kullarından olmayı ve nihayetinde Senin rızana kavuşmayı bizlere nasip eyle. Çünkü biliriz ki dönüş yalnızca Sanadır.
“İnnâ lillâhi ve innâ ileyhi râciûn.”
Biz Allah’a aidiz ve sonunda yine O’na döneceğiz.
Ya Rabb..!
Bize dünyada da iyilik ver, ahirette de iyilik ver ve bizi ateşin azabından koru. Amin. Amin.. Amin...
Tarih: 2026-09-28 01:32:18