Dünya her geçen gün daha gürültülü, suretler daha aldatıcı ve BENLİK iddiaları daha keskin hale geliyor.
İnsanın bu dışsal karmaşada boğulmaması için ihtiyacı olan şey, mekânsal bir kaçıştan ziyade ruhsal bir duruştur.
Her mümin ve hakikat yolcusu için asıl hürriyet, kendi evinde, kendi odasında ve nihayetinde kendi kalbinde kurduğu o gizli köşedir.
Her birimiz için zahiren bir dağa çıkma yolu açık olsa da, marifet ehli için asıl tırmanış nefis dağına yapılan yolculuktur.
Evimizdeki o sessiz köşe, bizim dünyevi ağırlıklardan arındığımız, çokluğu terk edip vahdete (birliğe) yöneldiğimiz iltica noktamızdır. Dışarıdaki dağ bir sembol, içimizdeki köşe ise bir hakikattir.
Hz. Muhammed’in (s.a.v) Hira’ya çekilmesi, sadece bir yalnızlık tercihi değil, sahte değerlerden ve putlaşmış mefhumlardan bir HİCRET idi.
Biz de kendi batınî Hira’mıza çekilirken, Allah'tan başka herşeyi terk etmeliyiz.. Zihnimizi meşgul eden geçici kaygılardan uzaklaşmalı, sakinliği ve huzuru hissetmeliyiz. Öyle bir noktaya gelmeliyiz ki, dil susarken kalp konuşmaya başlasın.
İÇ dünyamıza çekilip DIŞ dünyanın karmaşasından uzaklaştığımızda, ruhumuz gerçeği daha iyi duymaya başlar. Tasavvuf anlayışına göre Cebrâil (a.s), sadece peygamberlere vahiy getiren bir melek değil, ilahi ilhamın ve hakikat bilgisinin kalbe akan pınarıdır.
Tam bir teslimiyet ve niyetle "O" köşeye bağdaş kurduğumuzda, "Oku.!" hitabı raflardaki kağıtlardan değil, bizzat varlığımızın derinliklerinden yankılanacaktır.
Bu okuyuş..!
Kainat kitabını harfsiz okumaktır. Men arefe nefsehu fekad arefe rabbehu,.. yani Kim nefsini, kendini bilirse, Rabbini bilir anlamında..
Kur’an’ın kapılarının, birer Ayet olan kalplerimize açılması gerçekleşecektir.
Kısaca,..
Evinizdeki o köşe, sizin Makam-ı Mahmud'unuzdur. Oraya sadece bedeninizle değil, niyetinizle yerleşin.
Unutmayın ki..!
En büyük başarılar, insanın önce kendi nefsini ve kötü yönlerini yenmesiyle kazanılır. Bunu başaranlar ise çoğu zaman sessizce DUA edip İÇ dünyasında mücadele veren insanlardır.
Niyetimiz ve Dua'mız odur ki, her birimiz kendi batınî mağaramızdan, gönlü inşirah bulmuş ve İKRA sırrına ermiş birer İnsan-ı Kâmil adayı olarak uyanalım.
Tarih: 2026-05-10 07:07:26