OKU..!
OKU..!

HÜSN-İ HATİME / GÜZEL SON

HÜSN-İ HATİME / GÜZEL SON

İslam'da Hüsn-i Hatime yani Güzel bir son olarak adlandırılan bir mübarek makam vardır..
Bir yolculuğun en unutulmaz AN'ı, varış anıdır.
Bir kitabın kalitesi, final cümlesiyle mühürlenir.
İnsan ömrü de tıpkı böyledir, onca yılın, emeğin ve mücadelenin özeti, "O" son nefeste gizlidir.
Allah, bir kulunu sevmek ve ona iyilik yapmak istediğinde, o kulun hayat yolculuğu sona ermeden hemen önce ruhunu güzel işlerle, salih amellerle süsler. Bu, Allah’ın kuluna özel bir yardımıdır. Böylece kul, ölüme doğru yaklaşırken kalbi dünya telaşından ve boş şeylerden temizlenir, bütün varlığıyla Allah’ın rızasını kazanacak işlere yönelir.
Tasavvuf alimleri bu durumu, bir meyvenin dalında tam kıvamına gelip tadlanmasına benzetirler. Allah, sevdiği kulunun ömrünün son demlerini öyle güzelleştirir ki, o kişi hem Allah katında değerli bir makama ulaşır hem de insanlar arasında sevgiyle anılan, güzel izler bırakan biri haline gelir.
Ölüm gelmeden önce kişinin iyi işlere yönelmesi, Allah'ın o kulunu sevdiğinin bir işaretidir.
Kişinin son anlarında dünyevi hırslardan arınıp huzura ermesi. İnsanın kemale ermesi, olgunlaşması, meyvenin en tatlı halini alıp kopmaya hazır hale gelmesine benzetilmiştir.
İyi bir sonun, hem yaratıcı katında hem de insanlar nezdinde bir tadı ve güzelliği vardır. Kısacası, Allah birini sevdiğinde, onu dünyadan tertemiz ve hayırlı işler üzerindeyken yanına alır.
Hz.Muhammed'in (s.a.v) müjdesiyle ifade edersek, Allah "O" kulunu bal gibi tatlandırır. Yani son demlerinde onu öyle hayırlı işlere yönlendirir ki, kul hem Yaradan’ın rızasına erer hem de geride kalanların kalbinde derin bir muhabbet bırakır.
Bir insanın dünya boyutundaki yaşamını yüzü ak, kalbi pak tamamladığının bazı manevi alametleri vardır..!
Zihnin bulanmadığı, kalbin şüpheye düşmediği, hakikat ve tevhid neşesiyle dolu bir teslimiyet.
Müminlerin onun hakkında İyi bilirdik şehadeti.
Halkın rızasının, Hakk’ın rızasına açılan bir kapı olması.
Ömrün finalinde geçmiş hataların samimi bir pişmanlıkla silinmesi ve yerini saf bir teslimiyete bırakması.
Kişi yaşadığı hal üzere ölür, öldüğü hal üzere haşrolunur.
Aslında ölüm, hayatın bir aynasıdır. Bu ilahi düsturca, ömrün finalini en saf, en latif ve en hayırlı karelerle tamamlamak, ahirete bir iyilik kokusu, bir misk-i amber bırakarak hicret etmektir.
Asıl mesele, bu dünya gurbetinden asıl vatana dönerken heybemizde sadece hoş bir seda götürebilmektir.
Ya Rabbim..!
Bizleri de ömrünün son demlerinde iman ve ihsan ile tatlanan, son nefesini bir vuslat neşesiyle veren "O" bahtiyar kullarından eyle... Akıbetimiz HAYR, makamımız huzur olsun. Amin.

Tarih: 2026-04-24 08:13:30