OKU..!
OKU..!

ZAMANSIZLIK ve MEKANSIZLIK

ZAMANSIZLIK ve MEKANSIZLIK

Duygulardan arındırılmış, tutarlı ve mantıksal düşünen Aklın en büyük tuzağı, varlığı çizgisel bir zaman ve mekansal bir başlangıç çizgisine oturtma çabasıdır.
Oysa Mutlak TEK, yani Zât-ı İlahi, İhlas Suresi'nin hükmüyle zamandan, mekandan, doğurmaktan ve doğurulmaktan münezzehtir.
Tasavvufta Kıdem ve Beka sıfatları, O'nun bir başlangıcı ve sonu olmadığını söyler.
Ezel, zaman olarak çok geride kalmış bir geçmiş değil AN'ın kendisidir..
Varlık için bir "sıfır noktası" aramak, Teklik hakikatini parçalamaktır.
Kuantum potansiyel, zaman ve mekanın henüz açığa çıkmadığı bir olasılıklar okyanusu'dur. Büyük Patlama Big Bang bile bir başlangıç değil, bu potansiyelin görünürlük Alemine geçiş anıdır. Zaman, gözlemcinin sisteme katılımıyla varlık kazanan bir yanılsamadan ibarettir. Yazılarımda bunu defaatle hatırlatacağım.!
Mademki Mutlak TEK parçalanamaz ve bölünemez, o halde evrendeki her bir zerre, birim/orijinal nokta, O'nun tüm esma ve sıfat potansiyelini kendi özünde barındırır.
İşte bu, "B'ismillâh" sırrıdır yani her zerre, O'nun ismiyle, O'nun özüyle ve O'nun adına hareket etmektedir.
Tüm kainat bir harftir, insan ise o harfin noktasıdır. Hz. Ali
Kuantum fiziğindeki holografik evren teorisine göre, bütünün bilgisi parçanın içinde saklıdır. Bir hologram plağını ne kadar küçük parçaya bölerseniz bölün, her küçük parça bütünün resmini eksiksiz gösterir. Yani her orijinal zerre, Mutlak TEK’in mikroskobik bir yansıması değil, bizzat kendisidir.
Beyin et-kemik yapısından ziyade RABB boyutuyla, yani esma bileşimiyle ilişkilenmesi önemlidir. Beyin, kuantum boyutun yanı sıra var olan biyolojik bir organ değil, kuantum alanın dikey bir projeksiyonudur.
Biyolojik beden yani hologram dünya ölümlüdür, ancak beynin özünü oluşturan kuantum bilgi alanı enerji/dalga boyutu yok olmaz. Tasavvufun Hayy/Diri ve Bâkî/Sonsuz esmaları, kuantum dolanıklık ve enerjinin korunumu yasalarıyla örtüşür. Ruh denilen yapı, bu kuantum altı bilincin ta kendisidir. Dolayısıyla ölüm, bilincin yok olması değil, dalga fonksiyonunun boyut değiştirmesidir.
İnsan, kendini sadece beş duyuyla sınırlayıp dünyayı katı maddelerden ibaret gördüğü sürece bir yanılsama hologram içinde yaşar. Ne zaman ki beyindeki bu kuantum mekaniği aktif olur ve kişi lokalize olmuş BEN algısından sıyrılır, işte o zaman uyanış gerçekleşir.
Cennet, mekanlar üstü bir bilinç durumudur. Kişinin kendi nefsini, kimliğini Mutlak TEK'te yok etmesi Fena fillah ve O'nunla Bâkî kalması Beka billah halidir.
İnsan suresinde geçen tertemiz şarabın anlamı, bilincin BİRLİK şarabıyla sarhoş olması, yani ikilik kirinden tamamen arınmasıdır. Bu şarabı içen beyin, artık sebep-sonuç ilişkilerinin, zamanın, mekanın ve hologram dünyanın hükümlerinden azade olmuştur.
Sistem tek bir bütündür. Sen, evrenin içinde küçük bir nokta değilsin senin beyninin derinliklerindeki o kuantum dalga boyutu, evreni içinde barındıran okyanusun ta kendisidir. Kendini hologram dünyanın sınırlarından serbest bıraktığında, geriye ne geçmiş kalır ne gelecek, sadece "O" kalır ve sen, o tertemiz şarabı, Şarâben Tahûrâyı kendi özünden içerek, ebedi bir seyirde Allah Cenneti'ni yaşamaya başlarsın.

Tarih: 2026-05-20 09:29:34